Ekonomi ve Ticaretin Kısa Tarihi: Mö
3.yy - Ms -18.yy
|
Yunanlı filozof Platon mülkiyetin ortak, iş
gücünün uzmanlaşmış olması gerektiğini savunur.
|
|
Thomas Aquinas Adil
fiyat kavramını tanımlar.
|
|
Bankalar tarafından anında nakde dönüştürülebilen ticari senetler ortaya çıktı
|
|
Uluslararası ticaret yapan ilk şirket Doğu Hindistan Ticaret Şirketi kurulur.
|
|
MÖ 3.yy
|
MÖ 3.yy
|
13.yy
|
14.yy
|
15.yy
|
15.yy
|
16.yy
|
|
|
Aristotales özel
mülkiyeti savunur, fakat mal edinmek için tasarruf yapılmasına karşı
çıkar.
|
|
Uluslararası ticarete aracılık yapan ilk banka Medici Bankası kurulur.
|
|
Amerikanın keşfiyle birlikte avrupa da değerli maden ve para arzı artar
|
|
|
Hollanda Lale
Piyasası çöker ve binlerce yatırımcı iflas eder.
|
|
William Petty yazdığı kitapla ekonominin nasıl
hesaplanacağını anlatır.
|
|
David Hume devletlerin kamu mallarının ücretini ödemesi gerektiğini söyler.
|
|
Quesnay bir ekonomnin nasıl işlediğini anlatan iktisadi Tablo isimli kitabını yazar.
|
|
17.yy
|
17.yy
|
17.yy
|
17.yy
|
18.yy
|
18.yy
|
18.yy
|
|
|
Josiah Child Serbest
Ticareti tanımlar İthalat ve
İhracatın arttırılmasını savunur.
|
|
Gregory King 17. Yy ingiliz ticaretinin
istatistiklerini çıkarır.
|
|
Fizyokratlar toprak ve Tarımın gerçek refah kaynağı
olduğunu savunur.
|
|
Ticaretin doğuşunun
insanlığın doğuşuyla başladığı kabul edilmektedir. İnsanlar ve uygarlıklar
çeşitli ürünler üzerinde uzmanlaşarak ihtiyaçlarını takas yöntemi ile
sağladılar. Zaman içerisinde takasın yerini değerli taşlar ile ticaret aldı ve
değerli madenler ticaret aracı olarak kullanılmaya başlandı. Lidyalıların
parayı bulmaları değerli madenlerle ticaretin yerini para ile ticaret almıştır.
Günümüze ulaşan kaynaklardan anlaşıldığı üzere ilk yazılı anlaşmayı yapan Hitit
uygarlığı, ticari faaliyette bulunduğu tüccarların borçlarını da kil tabakalara
yazan ilk kavimlerden olmuşlardır. Mısır, Hindistan, Çin gibi birçok antik
uygarlık ticaret konusunda gelişmiş, değerleri farklı olan (içerisinde farklı oranda altın ya da gümüş
olan) madenler ve paralar arasındaki değer farkını da hesaba katarak
ticaret yapmalarına rağmen ekonominin nasıl işlediğine dair herhangi bir
çalışma içerisinde bulunmamışlardır.
Ekonomi üzerine
ilk fikirler antik Yunanistan’da ortaya çıkmıştır. Ünlü filozof Platon’a göre ideal
bir devlette mülkiyet ortak, işgücü
ise uzmanlaşmış olmalıydı. Platon’un öğrencisi olan Aristoteles farklı bir
düşünceyle mülkiyetin özel olması
gerektiğini,
|
sahip
olamayacağı ürünler için yeterli çabayı göstermeyeceğini ve en önemlisi
hiçbir şeye sahip olmayan insanların cömert olamayacağını söyledi.. Fakat iki
düşünür de ekonominin nasıl olduğuyla değil, ekonomik sistemin nasıl olması
gerektiğiyle ilgilendiler. Bu tür yaklaşımlara Normatif yaklaşım
denmektedir. Normatif yaklaşımlar 13.yy a kadar devam etti. Bu yüzyılda
|
Normatif
yaklaşım: Sistemin ya da
davranışların nasıl olması gerektiği ile ilgili düşüncelerdir. Örneğin hiçbir
insanın sağlık ve barınma sorununu çekmemesi gerektiğini düşünmek normatif
bir yaklaşımdır. Gerçek hayatta birçok insan bu sıkıntıyı çekmektedir.
|
Thomas
Aquinas özel mülkiyet, ticaret etiği ve adil fiyat konularını
tanımlamaya çalıştı. Ona göre Tüccarın aşırı kar koymadığı fiyat adil fiyattı.
Tüm bu olumlu düşüncelere rağmen derebeylik ve yer yer köleliğin yaşandığı bir
toplumda tüm bu düşünceler kağıt üzerinde kaldı. 15.yy a gelindiğinde feodalite
yıkıldı ve ticaretle uğraşan Floransa
gibi şehir devletleri güçlendi. Yeni düzen en çok tüccarlara yaradı desek
sanırım yanılmış olmayız ticari faaliyetler sonucu ekonomik sistem gelişti ve
bankalar ortaya çıktı.
|
Osmanlı
devletinin ticaret yollarını elinde bulundurması ve yüksek vergiler talep
etmesi tüccarları yeni ticaret yolları bulmaya zorladı ve Hindistan’a ulaşmak
için yola çıkan kaşifler Yeni Dünya yı keşfettiler. Oluşan yeni düzende şehir
devletleri uluslar arası ticaret yapıyor, mal ve para transferini en iyi
şekilde kontrol etmeye odaklanıyorlardı. Bu süreçte Merkantalist düşünce döneme hakim olmuştur.
|
Merkantalizm denen bu düşünce biçiminde yurtdışına mal satmak
iyiydi. Ülkeye para girişi sağlıyor ve zenginleştiriyordu. Dışarıdan mal
almak ise sakıncalıydı çünkü ülkeden para çıkıyordu.
|
Ticaret
hacmi katlanarak büyüdü ve iş bireysel tüccarları aştı. Devlet desteği yada
ortaklıklar yoluyla daha büyük şirketler kuruldu. Bu şirketler hisselere
bölünerek daha fazla finansman toplanması sağlandı. Hisse senedine olan talep
artınca hisse senetlerinin alınıp satıldığı hisse senetleri piyasası (menkul kıymetler borsası) doğmuş oldu.
Ticaret hacminin büyümesi düşünürlerin de dikkatini çekti ve Politik Ekonomi adı altında bilimsel
olarak incelenmeye başlandı. Bu arada Fizyokratlar olarak anılan bir grup
düşünür. Paranın ekonomi piyasa içerisindeki hareketlerini inceleyerek ilk
ekonomik modeli oluşturdular. Özellikle İngiltere de yaygın olan Merkantalist düşünce terk edilmeye
başlandı.
Yorumlar
Yorum Gönder